Deutsch (DE-CH-AT)English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)
A+ R A-

Türkiye'deki Bayramlar ve Kutlamalar

e-Posta Yazdır PDF

religiose-feiernUlusal bayramların yanı sıra, özellikle başlıca dini bayramlar olan Kurban Bayramı ve Şeker Bayramı önemli birer rol oynamaktadır Türkiye'de. Bu bayramların tam tarihlerini, miladi takvimde genel geçer bir şekilde belirlemek mümkün değildir, zira bayramlar İslami hicri takvime göre hesaplanmaktadır.

Bu takvim ise, Hristiyan – Gregoryen takvimine göre 11 gün daha kısadır. Dolayısıyla İslami bayramlar her yıl 11 gün öne doğru kaymaktadır. Aslında dini özellikleri olmasına karşın, bunlar aynı zamanda resmi tatil günleridir de. Okullar, bankalar, resmi daireler ve çoğu iş yerleri, bayram günlerinde kapalıdır.

Bizde de olduğu gibi dini bayramlar, Batılı bir görünüme sahip olan çağdaş ve büyük kentlere nazaran, taşrada daha büyük bir rol oynamaktadır. Burada ise, normal tatil günleriyle olan farklılıklar artık hemen hemen hissedilememektedir. "Şeker Bayramı" olarak adlandırılan Ramazan Bayramı, oruç tutulan Ramazan ayının sonunu teşkil etmektedir. Üç gün süren bu bayramın adı, çocukların kapı kapı dolaşıp şekerleme istemesi geleneğinden kaynaklanmaktadır. Yetişkinler bu günlerde akrabalarını ve ölmüş olanların kabirlerini ziyaret etmektedir. Böylece, oruç tutulan zamanın sonu kutlanmaktadır.

Hicri takvimdeki dokuzuncu ay olan Ramazan ayı boyunca, Müslümanlara gün doğuşu ile gün batımı arasında yemek, içmek, sigara içmek ve cinsel ilişkiye girmek yasaklanmıştır. İlaçlardan da uzak durulması gerektiğinden, yaşlılar, hastalar ve emzikli kadınlar oruç tutmaktan muaf kılınmıştır. Aynı şekilde, yolculukta olanlar da öyle. Karanlığın başlamasıyla birlikte, aile ortamında ve misafirlerle birlikte, cömertçe hazırlanmış sofralarda iftar edilmektedir.



Müslümanların görüşüne göre, Ramazan ayının geceleri mübarek bir zaman dilimini oluşturmaktadır. Zira bu gecelerin bir tanesinde, ruh ve melekler Allah tarafından dünyaya gönderilmiştir (Sure 97, Ayet 1-5). Yemenin ve içmenin yanı sıra, bu gecelerde kapsamlı namazlar kılınmaktadır. Bu namazlar için kadınlar da camilere gitmektedir. Ramazan ayının sonlarına doğru, 27. gecede, "Azamet ve Şeref Gecesi" olan Kadir Gecesi kutlanmaktadır. Bu gece, Hz. Muhammet'in Cebrail adlı büyük melek vasıtasıyla Kuran-ı Kerim'in ilk vahyini aldığı ve Tanrının elçisi olarak kendisine görev verildiği gecedir. Bu gece, özel birtakım dualar edilmektedir.

En önemli İslam bayramı, dört günlük Kurban Bayramı'dır. Bu bayramın temelinde, Eski Ahit'te de yer alan, İsmail'in İbrahim tarafından kurban edilme öyküsüdür. Bu öyküde, insan yerine hayvan kurban edilmektedir. Yine İslam kelimesinin derin anlamı da bu öyküde karşımıza çıkmaktadır: Tanrı iradesine teslim olma. "İslam" kelimesinin sözlük anlamı budur. Bayram günlerinde milyonlarca Müslüman Mekke'deki Kâbe'yi ve bilgileri tevatür yoluyla aktarıla gelen, İbrahim'in yaşamıyla yakından ilintili olan mekanları ziyaret etmektedir. Bu bayram dolayısıyla, parasını temin edebilen her aile bir koyun veya keçi kurban etmektedir. Daha yüksek sosyal statüye sahip olanlarsa, sığır kurban etmektedir. Kurbanlık hayvanlar bayramdan çok önce satın alınmakta ve semirtilmektedir. Bazı insanlar bir araya gelip, sığırları ortaklaşa kurban etmektedir.

Hac ayının 10. gününde gerçekleştirilen kurban uygulaması, aynı zamanda Mekke'ye yönelik hac ibadetinin de bir unsurudur ki, bu ibadeti şartlarını yerine getiren her Müslüman, hayatında bir kez gerçekleştirmek durumundadır.
İlk günün bayram namazından sonra, kurbanlık hayvan aile reisi tarafından kesilip, parçalara ayrılmaktadır.

Etin üçte biri eşe dosta, üçte biriyse yoksullara verilmektedir. Böylece herkes bayrama katılımda bulunabilmektedir. İnsanlar birbirlerini tebrik edip, hastaları ziyaret etmektedir. Gençlerse yaşlılara saygılarını ifade etmekte, bu maksatla ellerini öpmekte ve karşılığında armağanlar almaktadır. Köyün yaşlıca erkekleri toplanıp, kapıları dolaşmakta ve iyi bir gelecek temennisinde bulunmaktadır. Bu, bir barışma bayramıdır. İkinci gün, kadınlar kendi aralarında olurlar. Müteakip iki gündeyse, çevre köylerdeki akrabalar ziyaret edilir. Daha önemsiz dini kutlamalar, turistler tarafından sadece arka planda olacak şekilde fark edilmektedir. Zira bunlar diğer iki büyük bayram gibi, resmi bayramlar değildir. Kişiler arasında özel olarak yapılan bir dini kutlama biçimiyse, mevlitlerdir. Bu bir tefekkür uygulamasıdır ve bu uygulama kapsamında duaların yanı sıra Hz. Muhammet'in hayat öyküsü de şiirsel bir biçimde arz edilmektedir. Mevlitlerin okunduğu durumlar, düğünler ve sünnetler, ayrıca ölülerin anılmasına ilişkin toplantılardır. Bu özel nitelikli kutlamaların temelleri dini ibadetlere oturmasa da, Türklerin günlük yaşamlarına sıkıca yerleşmiştir.

Örneğin İslamda evlilik, aslında dini bir tören değildir. Yine 5-12 yaşlarındaki genç Türklerin erkeklik organlarının ön derisinin kesildiği sünnet törenleri de, inancın olmazsa olmazlarından değildir.

Dine yönelik bağlılığın giderek zayıflamasıyla birlikte, özellikle büyük kentlerde yaşayan ve refah sahibi olan orta tabaka, tatil günlerini kısa süreli geziler için kullanmaktadır gitgide. Dini bayramların ticarileştirilmesi, ki bu gelişme Batı Avrupa'da çoktan tamamlandı, Türkiye'de de baş göstermektedir.

Son Eklenenler

Mandeln – ein hochwertiges Naturprodukt mit vielen…

Portal Editor | 16 May 2012 | Hits:69

Philosoph und Dichter Xenophanes von Kolophon

Portal Editor | 14 May 2012 | Hits:123

Maulbeeren oder Karadut aus Alanya

Portal Editor | 13 May 2012 | Hits:145

Umzug und Übersiedlung in die Türkei

Portal Editor | 12 May 2012 | Hits:116

Zürich: Interview und Konzert Loreena McKennitt un…

Portal Editor | 11 May 2012 | Hits:166

Sonnenblumen - Heliotropismus und Grundstoff für L…

Portal Editor | 09 May 2012 | Hits:154

Alanya - Panoramawohnung mit Hafenblick am Rotem T…

Portal Editor | 09 May 2012 | Hits:168

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 274 konuk çevrimiçi

Fotoğraf Galerisi

Kitap İnceleme

Journal-9

Türkiye Kılavuzu

GİRİŞ

Kayıt Ol

*
*
*
*
*

* işaretli alanlar zorunlu