Iklim Bölgeleri
Üç iklim bölgesi arasında İran-Toros iklim bölgesi en büyükleri ve en etkili olanıdır. Bu bölge Orta Anadolu Platosu’nun bozkır kesimini içine alır ve fazlasıyla kurak yazlar ama eksi 40 derece Celsius sıcaklığın görüldüğü ve yılda yaklaşık 120 gün kar yağışının olduğu soğuk kışlara neden olur. Avrupa-Sibirya bölgesi, İstanbul çevresindeki ve Karadeniz kıyısındaki yerleri kapsar. Burada, Avrupa usulü, içinde meşe, kül ve kayın ağaçları olan geniş ormanlar görürsünüz. Hava sıcaklığı yazın, ender olarak 30 derecenin üzerine çıkar.
Eğer farklı cinsteki kayalara yakından bakarsanız, dünya tarihinin zaman çizelgesi ile ilgili her çeşit bilgiye ulaşabilirsiniz. Bölge, esas olarak geniş dağ silsilelerinin kıvrımlarına neden olan,daha genç kaya tabakaları tarafından basınç altında tutulan kristalin taşlardan meydana gelir. Bunun yapılış şeklinde mantıki bir yol yokmuş gibi görünmesi ilginçtir. Bazen, bir dağ silsilesinin bitişinde hemen bir başkası başlar veya dağ silsilesi biter ve büyük bir plato haline gelir. En yüksek dağlar doğuda bulunur, bunlar Gürcistan, Ermenistan ve İran ile doğal bir sınır meydana getirirler.Ararat Dağı, eski bir volkanik dağdır, 5.165 metre yüksekliğindedir, ve bu da onu Türkiye’nin en yüksek dağı yapmaktadır.
Volkanlar Anadolu’nun orta ve doğu bölgelerinin şeklinin oluşumunda oldukça önemli bir rol oynamışlardır. Ülkenin bazı yerlerinde, lav taşlarının katmanları o kadar yenidirler ki yüzeyde halen kullanılabilir ve iyi bir toprak bulunmamaktadır. Diğer bölgelerde, özellikle Kapadokya’da volkanik “tüf” taşları, cidden inanılmaz kaya şekillenmeleriyle doğal harikalar yaratmıştır. Ülkenin kuzeyi ve batısında volkanlar tarafından oluşturulmuş, sayısız termal su kaynağı görülebilir. Günümüzde bile, halen büyük depremler meydana gelmektedir. Esas olarak, doğu-batı yönünde ilerleyen deprem hattı, Ege sahillerinin kayalık ve girintili çıkıntılı kıyılarını meydana getirmiştir. Bu orada birçok ada ve koyun oluşmasının nedenidir.
İstanbul ve Çanakkale boğazları dahi yer hareketleri nedeniyle oluşan yer değiştirmeler sonucunda oluşmuşlardır. Karadeniz kıyısının tamamı aşağı doğru bir yer değiştirmenin sonucudur. Bu görünümün oldukça tipik başka bir özelliği de topografinin ve yüksek miktarda yağışın sonucu olan hem tatlı su hem de tuzlu su gölleridir. En büyük göl olan Van gölü, Cenevre’deki gölden 7 kat daha büyüktür. 4.000 kilometre karelik bir alanı kapsar. Yerel turist danışma büroları daha ayrıntılı bilgi sunmaktadırlar.



