Kapadokya
Kapadokya gerçekten tarif edilemeyecek kadar güzel bir bölgedir. Yağmur, kar, güneş, rüzgar demeden o güzelliğini korumuştur, yüzyıllardan beridir Mısır pramitlerinin kendine has şekillerini korudukları gibi.
Peri Bacaları'nın 50 km uzaklıkta bulunan 3916 metre yüksekliğindeki volkanik Erciyes, Hasan ve Güllüdağ'dan çıkan lavların çevrede birikmesi sonucu oluştuğu bilinmektedir. Bu lavlar dağın etrafından yavaşça akıntı halinde yayılım göstermiştir. Daha sonra bu lav akıntıları çeşitli yollardan ağaçlık alanlara ulaşarak buraları yok etmiştir ve daha sonra ırmak ve nehirler yoluyla daha uzak yerlere ulaşmıştır. Buralarda işte bugünkü gördüğümüz peri bacaları şekilleri ortaya çıkmıştır. Ve daha sonra bu lav kütleleri Kızılırmak'a kadar varmıştır.
Kapadokya öylesine doğal ve bir o kadar da tarihi bir öneme sahiptir. Kaya duvarlar içine konilerin içerisine kiliseler inşa etmişlerdir. Ve bu işleri yaparken tamamen insan işi yani el sanatları kullanılmıştır. Eserlerdeki bu görünen güzelliklerin ardında o zamanlardaki usta el sanatları hakkında ayrıca bir bilgi vermektedir. Burada yer alan mağaralarda ve bir çok alanlar belki eskinden Hıristiyan nüfusu için bir barınak belki Araplar'dan korunma yerleriydi.
Yöre, sene içerisinde yüzlerce ziyaretçi akınına uğrar. Tam olarak Kapadokya Bölgesi'ni gezebilmeniz için birkaç günden fazlasına ihtiyacınız vardır.
Kapadokya'nın eski tarihinde burası kutsal bir yer olarak bilinmekte ve bir yılan bile bir Kapadokyalıyı ısırdığı taktirde anında ölür enmektedir. Hristiyanlık yıllarının en başlarında Sezar önemli piskoposlardan biri imiş. Kilise tarihinde üç Kapadokyalı baba olarak bilinen büyükler bile vardır. Bu insanların kökleri de buradan doğup burada ölmüşler.
Bol eğlenceler diliyoruz.




