Deutsch (DE-CH-AT)English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)
A+ R A-

Bir Mavi Yolculuk Coşkusu

e-Posta Yazdır PDF
mavi-yolculukBeşikler vermişim Nuh’a,
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Anan dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun?” Ahmed Arif

Mavi Yolculuk edebiyatına özgü ormandan geçerek kendi Don Kişotvari çabalarımı ifade etmenin Blue Way I adlı bir gulet ile seyahat etmekten daha iyi bir yöntemi olabilir miydi?
İşte uzun süredir hayalini kurduğum rüyayı gerçekleştirmek için bir fırsat doğmuştu. Bu olağanüstü yolculuk benim açımdan Mavi Eğlenceyi arayış haline gelecek olan bir tutkuya hizmet edecek ve sonuncusu da olmayacaktı.
İngilizce söylenişiyle “Blue Voyage in Turkey” olarak da bilinen bu deniz yolculuğu tarzı başlangıcından bu yana, yıllar içinde giderek daha fazla bilinir oldu ve  “Gulet” adı verilen geleneksel teknelerin güvertesinde Türkiye sahillerini keşfetmeyi tercih edenler arasında hayranlık uyandıran bir yat yolculuğu tarzı haline geldi. Günümüzde, deniz ve güneşin bahşettiği muhteşem lütuftan tat almanın mükemmel bir yolu olan Mavi Yolculuğa ilgi gittikçe artmakta. Türkiye’de yat tatiline karşı gittikçe artmakta olan ilginin birçok nedeni var ise de, size bu en popüler deniz macerasını ve nasıl doğduğunu anlatarak başlamak istiyorum bu öyküye.
Mavi Yolculuğa neredeyse 60 sene önce ilk başlayan kişi yazar Cevat Şakirdi. Bodrum’a (eski Halikarnas) sürgüne gönderilen Cevat Şakir cezalandırmadan çok bir yaşam tarzı olarak benimsediği günlerini Bodrum yarımadasının ve yöresinin doğal ve kirlenmemiş ortamında adeta bir tatil havasında geçirmekteydi. Yöredeki balıkçılar ile arkadaşlık kurarark Akdeniz’in Ege Denizi ile buluştuğu bu muhteşem bölgede denizin uçsuz bucaksız maviliğinin ve eşsiz güzellikteki sahillerin tadını çıkararak el yapımı ahşap teknelerinde bu balıkçılara eşlik ediyordu. İstanbul’dan gelen arkadaşları ve ziyaretçileri tekne turları için Şakir’e –daha sonraları ‘Halikarnas Balıkçısı’ olarak tanındı- katıldı ve böylece Mavi Yolculuk denilen olgunun temelleri atılmış oldu. Teknede yaşam basit ve tasasızdı. Cevat Şakir ve arkadaşları, tekneye sadece karpuz ve sair basit yiyecek yükleyip, zihinlerini dinginleştirmek adına maceracı ruhlarını uyandırıp denize açılmakla bilinirler.   
İlk Mavi Yolculuk tutkunları inci dizisi gibi sahil hattına serpilmiş olan antik yerleşim birimlerinin kültürel kalıntılarına da büyük ilgi duyuyorlardı. Her seferinde yeni bir antik yerleşim kalıntısı keşfeden bu gezginler mutluluktan adeta göklere uçuyorlardı. Böylece, Türkiye’nin batısında yaşamış olan tüm medeniyetlerin kültürünü kucaklayan teori doğmuş ve bölge ün kazanmaya başlamıştı. Günümüzde, 60 yıldan beri tatilciler için bir eğlence ve ilham kaynağı olan bu keşif yolculuğu ve bazıları sadece deniz yoluyla erişilebilen olan tarihi alanların bolluğu arkeoloji, kültür, tarih ve sanata ilgi duyan tatilcileri kendine çekmeye devam etmektedir. Gerçekten de, Ege ve Akdeniz’in güzel ikliminin sunduğu fırsatları olabildiğince değerlendirmek ve geçmiş uygarlıklar hakkında meraklarını gidermek için, birçok macera düşkünü insan Türkiye’nin cennetten birer parça olan sahil şeritleri boyunca çam ağaçları ile kaplı olan el değmemiş koylarına ve körfezlerine akın etmektedir.
Genellikle keskin bir pruva, geniş bir en ve yumuşak hatlı kıç tarzında tasarlanmış olan Guletler artık deniz sevdalıları ve rahat bir tatil düşünülerek kurgulanan çağdaş nimetler göz önüne alınarak ve en son teknoloji ile donatılmaktadır. Çam ağacından yapılan günümüz Guletleri güvertede daha fazla alan imkânı tanımakta ve yolcularının kendi dünyalarına çekilebilmelerini sağlamak adına geniş ve konforlu kabinler sunmakta ve genellikle 30 metreden daha uzun inşa edilmektedirler. Güvertedeki dekor, büyülü ve gizemli bir varoluşun kesintisiz hüküm sürdüğü el değmemiş koylarda, durgun bir gölün üzerinde kayarcasına tekne yolculuğu yapabilmenin kendine özgü tecrübesini öne çıkarır.   
Örneğin karada bir otelde tatil yapmak gibi diğer seçeneklerle karşılaştırıldığında, guletle Mavi Yolculuk deneyimini yaşamak çok daha eğlenceli ve büyüleyicidir.  Bu teknelerin beş yıldızlı bir otelden bekleyebileceğiniz tüm konfora sahip olduğuna emin olabilirisiniz. Tek fark ise klimalı kabinler, güvertede tembel tembel güneşlenmeye ya da çeşitli faaliyetleri yapmaya yetecek kadar geniş alan sadece size aittir. Bunlara ek olarak, daha faal bir tatil isteyenler içinse çeşitli araçlarla su sporları yapma imkânı sunulmaktadır. Tüm diğer detaylar, herhangi bir lüks otelde size sunulanlardan farklı değildir.
Kabinlerdeki standart konforun dışında, teknenin salon alanı da klimalı olup bu bölüm bir otelin lobisi olarak görülebilir. Baş ve kıç güvertenin şık ve ferah ortamı açık havada yenilecek akşam yemeklerine ve hatta hiçbir şey yapmadan, huzur içerisinde bir şeyler okuyarak zaman geçirilmesine olanak tanır.
Kısacası, yüzen oteller olarak kabul edilen Guletler bir tatil köyünün aksine sürekli olarak değişen manzara açısından oldukça farklıdır. Hiç kuşku yok ki, her gün farklı bir koyda demir atmak ve farklı bir manzarada sessizliğin sesine uyanmak muhteşem bir duygu. Yolculuk sırasında günlerin nasıl geçeceği tamamen size bağlıdır. Her şeyden soyutlanmış ve vahşi yaşamın şarkısını söyleyen çam ağaçları ile kaplı bir koyda kahvaltı yapmak size de çekici gelmez mi? Kahvaltı öncesi masmavi sulara dalarak, güne başlamadan önce biraz enerji depolamak isteyebilirisiniz? Siz denizin ıslak serinliğine kendinizi bırakırken, özel aşçınız kahvaltıyı hazırlamış olacaktır. Günün geri kalanı ise tamamen sizin arzu ve isteklerinize göre şekillenir. Bu konudaki genel eğilim ise kahvaltı sonrası demir almak ve bir sonraki cennet mekâna doğru dümen kırmaktır.



Rotanıza bağlı olarak, Kaptanınız karada ne gibi faaliyetler yapabileceğiniz konusunda sizinle fikir alış verişi yapmış olacaktır. Belki de biliyorsunuz, Mavi Yolculuk aynı zamanda yürüyüş, tarihi yerleri gezme ve hatta sahildeki uykulu kasabalarda hayatlarına devam eden yerel halkla tanışıp kaynaşma anlamına da gelir.
Akşamüzeri ise bitmekte olan günün kesinlikle en eğlenceli saatlerindendir. Akşam yemeği Ege ve Akdeniz mutfağının en lezzetli örneklerini tatma zamanıdır, bunlara taze deniz mahsulü çeşitleri ve mevsimlik sebzeler ile meyveler eşlik eder.  Mavi Yolculuk aynı zamanda son derece lezzetli yemekler arasında yapılan bir yolculuktur. Gecelemek için en iyi ve en sessiz ortamlar Kaptanınız tarafından önceden belirlenmiş olacaktır. Ege göklerinin trilyonlarca yıldızının pırıldayan ışıkları altında geceniz bitmeyecek gibi gelir. Gök mavisi sulardaki yakamoz ruhunuzu esir eder. Geç saatlere kadar süren sohbetler unutulmaz anılar yaşamanızı sağlar; gün boyunca harcamış olduğunuz enerji, bir sonraki gün yaşayacağınız maceralara can katar.
Benim için en uygun guleti bulup Ege sahillerini keşfetmenin en doğru yolunu tespit etme çabamda kuşkusuz çeşitli gulet sahipleri ve acenteleri bana birçok olasılık sundular.
Doğru olan tekneyi arayış, tarihe yolculuk içeren melankoli, drama, trajedi ve huzura bir başlangıçtı. Son derece yetenekli bir yat kiralama acentesinin bitmeyen yardımları olmasaydı, bu makaleyi şimdi olduğu kadar zevk alarak yazıyor olamayacaktım.
Dünyanın 60’dan fazla şehri ve bölgesini gezdikten sonra, durmadan seyahat etmeme neden olan, o benim de ne olduğunu tam olarak bilemediğim cazibenin peşine düşme isteğime bir son verebilirdim artık. Ege Denizinin her an çılgın fırtınalara sahne olabileceğini bilmeme rağmen, Blue Way I teknesinin Kaptanı Ümit’in profesyonelliği beni rahatlatıyordu.
Benim açımdan bu Mavi Yolculuk macerası Ege adaları ve sahillerindeki yerleşimcilerin Ege’deki kadim yaşamı ölümsüzleştirmek için girdikleri çabaları göstermek adına bilgilendirici olmuştur.
Gözden uzak bir plajın 10 metre kadar yanına yanaştığınızı, etrafınızın denizi adeta yalayan çam ağaçlarıyla kaplı olduğunu, sahilde koca bir tarih yattığını düşünün. Gece zifiri karanlık fakat üzerinizde, gök kubbede yıldızlar tüm duyularınızı aydınlatmakta, buna sakin bir denizi ve suyun kumlu plaja tatlı tatlı vuran sesini ekleyin. Doğal olarak, kişinin içine girdiği zihin karmaşasını hayal etmek kolay değildir. Benim açımdan sükûnet üstün geldi ve takip eden bir huzur âlemi. Geceye doğru bülbüllerin söylediği şarkı, beni içinde bulunduğum uykulu ruh halinden uyandırdı. Böyle bir atmosferde ihtiyacınız olan şey şans ve tekne personelinin becerikli, disiplinli ve düzenli olmasıdır. Tek ihtiyacınız budur. Gerisi size bağlıdır!
Bazı geceler o kadar sessiz ve sakin oluyordu ki, rüzgârın yönünü değiştirip Melteme döndüğü ve Blue Way  I teknesindeki yolcuların sahile yakın bir yerde, kebap ve mezelerin tadına baktığını belli ettiği durumlar dışında, sahildekiler onlardan sadece 10 metre uzakta olduğumuzun farkında bile değillerdi. Doğanın sahillere sunduğu bu son derece sakin koşullar gizli bir lütuf gibiydi sanki ve tüm seyahat boyunca herkesin üzerine bir rahatlık çökmesine neden olmuştu.
Bu hikâyeden öğrenilecek en önemli ders, genellikle tatil yapanların yorumladığı gibi tatilin kendisini tasvir etmek değildir. Ödenen ücretle, yenilmiş olan enfes yemeklerle, yat uzmanlarının ilgisini çeken tekne teknik özellikleriyle de ilgili değildir. Mavi Yolculuk unutulacak bir deneyim değildir. Bu öykü “turizm” yaparken uyulması gereken ilkelerin temelini anlatma çabasını içerir. Ders zengin tatilcilerden ziyade “kâşif” tarafından öğrenilendir ve şudur; hayatınızı yöneten olguların dışına çıkmak, tatilde “dünyevi endişelerden” kurtulmak istiyorsanız, profesyonel danışmanlara başvurmalı ve bu profesyonellerin “dünyevi” engellere takılmadan görüşlerini açıklama imkânına sahip olmalarını sağlamalısınız. Sizi temin ederim ki, unutulmaz bir tatil planını bozan temel unsur tüketicinin yeterince düşünmeden ve araştırma yapmadan basit gördüğü bir maceraya atılmasıdır.  
Assos ve Mersin arasındaki kıyı boyu gerçekten de bir yatçı cenneti. Türk Mavi Yolculuğu tekrar geri dönmeniz, başka bir kıyı boyunu keşfetmeniz ve özel bir tatilde zaman geçirmeniz için sizi baştan çıkaracaktır, bundan eminim. İklim, deniz ve manzara bu dünyaya ait değilmiş gibi görünse de, kadim uygarlıkların mirası bölgenin pek çok yerine dağılmış büyüklü küçüklü antik bölgeler ve cennet koylar keşfedilmeyi beklemektedir.

- Doğan Şahin

Recent Articles by Alaturka Journal :

Son Eklenenler

Mandeln – ein hochwertiges Naturprodukt mit vielen…

Portal Editor | 16 May 2012 | Hits:70

Philosoph und Dichter Xenophanes von Kolophon

Portal Editor | 14 May 2012 | Hits:126

Maulbeeren oder Karadut aus Alanya

Portal Editor | 13 May 2012 | Hits:151

Umzug und Übersiedlung in die Türkei

Portal Editor | 12 May 2012 | Hits:119

Zürich: Interview und Konzert Loreena McKennitt un…

Portal Editor | 11 May 2012 | Hits:166

Sonnenblumen - Heliotropismus und Grundstoff für L…

Portal Editor | 09 May 2012 | Hits:156

Alanya - Panoramawohnung mit Hafenblick am Rotem T…

Portal Editor | 09 May 2012 | Hits:168

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 263 konuk çevrimiçi

Fotoğraf Galerisi

Kitap İnceleme

Journal-9

Türkiye Kılavuzu

GİRİŞ

Kayıt Ol

*
*
*
*
*

* işaretli alanlar zorunlu