alaturka

Beyşehir – Türkiye Yamaç Paraşütü Turunun ikinci aşaması

Beyşehir – Türkiye Yamaç Paraşütü Turunun ikinci aşaması

Bu Pazar günü yolumuz bizi yeniden, Türkiye yamaç paraşütü organizasyonuna doğru götürecekti. Ama önce West Virginia Ranch'ten bir tanıdığımız olan Beate ile tekrar görüşecektik. Kendisi bir grup binici ile birlikte İbradı yaylasının yolunu tutmuştu.

Beate yılda iki defa, çiftliğinden başlayan ve atlarla gerçekleştirilen 7 günlük yolculuklar yapıp, Torosların yükseltilerine çıkıyor. Biz Kargıhan kervansarayında buluşmak üzere sözleşmiştik. Burası binici grubunun bugünkü varış noktasını oluşturuyordu. Biniciler, çadırlarında gecelemek için Kargıhan kervansarayının güçlü duvarlarının arasındaki bölgeden daha iyi bir yer bulamazlardı doğrusu.

Önce D 400 üzerinden Antalya istikametinde, Köprülü Kanyon / Selge yol ayrımına kadar ilerledik. Burada yolun sağ tarafından devam ettik. Burada Taşağıl'da sağa dönülüyor ve levhalar izlenerek Kargıhan'a varılıyor. Sözleştiğimiz buluşma yerinden kısa bir mesafe önce, binici grubuna kervansaraya giden dar yolun üzerinde yetiştik. İdeal bir zamanlama! Böylece, binicilerin gelişine hazırlanmak için birkaç dakika vaktimiz oldu. Beate yardımcılarıyla birlikte çoktan kervansarayın iç avlusunda çadırları kurmuş, ateş için odun toplamış ve su çekmişti bile.

Sonra binici grubu geldi. Biraz yıpranmış ve yorgundular. Bugün kat edilen etaba bakılacak olursa şaşmamak lazım. İç avluya girişleri neredeyse bir töreni andırıyordu ve insan eski ticaret kervanlarının görüntüsünü getirebiliyordu gözünün önüne. Onlar da geçmişte akşam vaktine doğru, günün uzun ve yorucu yolculuğundan sonra, güvenli hanlara ulaşıyorlardı. Bu grubun binicileri de kendilerini böyle hissediyordu herhalde. Akabinde atların eyerleri çıkarıldı ve atlarla binicilerin bakımı yapıldı. Biz bundan sonra da güzel günler geçirmelerini dileyerek, Beyşehir yoluna çıkmak üzere vedalaştık. Binicilerin de ertesi gün takip edecek olduğu yoldan ilerledik önceleri. Tozlu ve taşlı bir yolu takip ederek Başlar yönünde tırmanmaya başladık. Sonra Derebucak, Üstünler ve nihayet Beyşehir geldi. Manzara olarak çok değişken olan bir güzergâhta yaylalardan, yaklaşık 2.000 metre yüksekliğindeki Akdağ'ın yamaçlarından geçip birdenbire insanın karşısına çıkan uykuya yatmış Beyşehir Gölü'ne ulaştık. Burada da, göl kenarına konumlanmış olan kent merkezine varmadan, hemen yerleşim yerinin başlangıcında bulunan öğretmen evinde kaldık. 

Yamaç paraşütü pilotları henüz varmamıştı konaklama yerine, çünkü Karaman'dan sonra Kapadokya'ya yönelik günü birlik bir tur ve günün bitiminde “Mevlevi Sema Gösterisi" ve yemek bekliyordu onları. Paraşütçülerle ancak kahvaltıda buluşabildik. Saat 10.00 dolaylarında hep birlikte, Beyşehir Belediyesi tarafından kalkış alanı olaraz hazırlanan “Yaka” mesire yerine gittik. Belediye Başkanı İzzet Taşçı'nın, ekip lideri ve bazı yamaç paraşütü katılımcılarının kısa konuşmalarından sonra kalkış hazırlıkları başladı. Belediye bir su deposu (pilotlar için önemli bir husus; değişken hava koşullarına göre yanlarında safra bulundurmaları gerekiyor), yiyecek, içecek ve müzik sağlamıştı tüm katılımcılar ve ziyaretçiler için. Pilotları indikleri yerden toplayacak olan ekip de pikaplarıyla hazır bekliyordu. Eksik olan tek şey, uçuşa imkân tanıyacak olan uygun rüzgar koşullarıydı. Öğlene doğru termiklerle ilgili koşullar da, tur şeklindeki keyifli ilk uçuşlara izin verir oldu. Burada da bazı pilotlar, pekâlâ artistik sayılabilecek olan marifetlerini sergilediler, zira ara sıra şiddetli rüzgarlar çıkıyordu.

Pilotlarla aydınlatıcı sohbetler yapma fırsatını bulduk. Paraşütlere, paraşütlerin teknik donanımlarına, resmi izinlere ve güvenlik ruhsatlarına ilişkin gitgide daha fazla ayrıntı öğreniyorduk. Güzergâh tariflerine bakabildik ve münferit bazı pilotların uçuş rotalarını uydu navigasyonları üzerinden takip edebildik. Her bir pilotun kişisel ayarlamasına göre, cihaz belirli bir zaman aralığından sonra uydu ölçümü yapıyor. Böylece tek tek ölçüm noktalarından hareketle rota tespit ediliyor, uçuşun yüksekliğine, mesafesine ve süresine ilişkin bilgiler aktarılıyor. Dolayısıyla her pilot günlük kapasitesini kesin bir şekilde kendi başına okuyup, kontrol edebiliyor. Ekip yönetiminin de benzer bir donanımı var ve böylece iniş noktasıyla uçuş mesafesini tam olarak belirleyip, buradan hareketle en uzağa giden pilotu ve böylece de yarışmanın galibini saptayabiliyor.

Öğleden sonra rüzgâr ve hava koşulları düzeldi ve uzun mesafeli uçuşlara ilişkin ilk denemeler yapılabildi. Öğleden sonra rüzgâr ve hava koşulları düzeldi ve uzun mesafeli uçuşlara ilişkin ilk denemeler yapılabildi. Hangi pilotun en iyi termikleri bulacağını merak ediyorduk. İnsan tüm o destekleyici teknolojilere ve hava durumu tahminlerine rağmen, kendi hislerine ve kişisel deneyimlerine de önemli ölçüde bağlı oluyor işte. Saat 19.30 dolaylarında tüm katılımcılar yine bir araya gelmişti ve müşterek akşam yemeğine gidildi.

Müteakip gün de yine, uluslararası katılımcıların çok sayıdaki kalkış ve iniş denemeleriyle, karadaki egzersizleriyle ve ilginç sohbetleriyle benzer bir şekilde geçti. Ta ki, partnerim, kendisi de uçuşa katılabildiği zamana kadar. Elbette heyecan büyüktü, ama bu ikili uçuş deneyimli Fransız pilot Fabrice Helmbacher tarafından gerçekleştirildi. Pilot kısa bir teknik bilgilendirme yaptı ve sonra Organizatör ile birlikte ikili cihazın teknik donanımını kontrol etti. Hemen ardından kamera takılmış vaziyette, birkaç enstantanenin çekilmesi de amaçlanarak uçuşa geçilebildi. Sevgili Seher uçuştan sonra tekrar güvenli bir şekilde yere indiğinde, yüzünde salt mutluluk ışıldıyordu. Demek ki, yeni bir hayran kazanılmıştı. Buradan nerelere varacağımızı göreceğiz bakalım.

Ertesi sabah için, belediye başkanının bizi belediyede kabul etmesi planlanmıştı. Daha sonra yeniden kalkış noktasına gidilecekti. Pilotlar ve teknik personeller Belediye Başkanı İzzet Taşçı'nın odasında toplandılar. Burada kısa bir konuşma ve bazı pilotların iyileştirme önerilerinden, kentsel temizliğe ve muhteşem doğal çevreye dair sözlerinden oluşan, küçük çaplı bir soru-cevap konuşması yapıldı. Belediye başkanı bu bağlamda tam destek vereceğini vaat etti ve aynı zamanda Türk halkında henüz tamamlanmamış olan, çevre temizliğine ilişkin öğrenme sürecine işaret etti. Çay içildikten sonra belediye başkanı pilotlara küçük hediyeler dağıttı ve sonra grup fotoğrafı çekildi. Ardındansa kalkış noktasına gidildi.

Biz kalkış yapan pilotların fotoğraflarını çekmeye devam ettik bi süre ve daha sonra tekrar Alanya yoluna koyulduk. Maalesef görev bazen çok yüksek sesli bir şekilde çağırıyor insanı. Ancak bu sadece kısa süreli bir ayrılık olacaktı, çünkü yamaç paraşütçüleri ile ertesi gün tekrar buluşacaktık. Bu sefer Tahtalı Dağı'nda bir araya gelecektik.

 

Yaşam | Outdoor

Türkiye

Seyahat

Kültür

391 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi